Ertuğrul Akben

0 %
Ertuğrul Akben
Yapay Zeka & Sistem Stratejisti | Yatırımcı | Dijital Medya ve Marka Danışmanı
  • Yurt Dışı Ofisleri
    UK, ABD
  • Bölge Ofisi
    Antalya
  • Merkez
    İstanbul
  • Atölye
    Kahramanmaraş
Ana Şirketler
  • AĞABEYOĞLU GRUP A.Ş.
  • EAGM GROUP LTD.
  • TECH AI CORE LLC.
Sektörler
  • MEDYA
  • YAZILIM
  • SMM
  • İNŞAAT
  • TURİZM
  • SANAYİ
  • KOZMETİK
  • GIDA

Girişimcileri Başarısız Yapan 10 Psikolojik Tuzak

27 Kasım 2025

Etrafımdaki girişimcilere baktığımda, başarısızlıklarının sebebinin bilgi eksikliği olmadığını görüyorum. Hepsi son derece çalışkan. Hepsi tutkulu ve kararlı. Ama hepsi aynı psikolojik tuzaklara takılıyor.

Bu tuzakları çok iyi tanıyorum. Çünkü her birini bizzat yaşadım.

1. Yaşam Amacını Bulmadan İş Kurmak

Japonca’dan gelen ikigai kavramı, dört temel sorunun kesişimini ifade eder: Neyi seviyorsun? Hangi konuda iyisin? Dünya neye ihtiyaç duyuyor? Bundan para kazanabilir misin?

Steve Jobs, 2005’te Stanford Üniversitesi’ndeki efsanevi konuşmasında bunu şöyle özetlemişti:

“Yaptığınız işi sevmeniz gerekir. Harika iş yapmanın tek yolu, yaptığınız işi sevmektir. Eğer henüz bulamadıysanız, aramaya devam edin. Yerleşmeyin.”

Çoğu girişimci bir işle uğraşıyor ama o işin kendisiyle tam olarak örtüşmediğini kabul etmek istemiyor. Ya da tutku duyduğu bir iş yapıyor, fakat pazarın henüz hazır olmadığını görmezden geliyor.

Girişimcilik sadece tutkularını takip etmek değil. Tutkularını pazarın gerçekleriyle birleştirmekle ilgili.

2. Mükemmeliyetçilik ve Erteleme

LinkedIn’in kurucusu Reid Hoffman, bu konuda çarpıcı bir söz söylemiş:

“Ürününüzün ilk versiyonundan utanmıyorsanız, piyasaya çıkmakta geç kalmışsınızdır.”

Hatalı da olsa harekete geçmek, her zaman mükemmelliği beklemekten iyidir. Özellikle yapay zeka çağında hız kritik hale geldi.

Her şey mükemmel olana kadar beklersen, asla başlayamazsın. Projeye başlayınca tüm detayları planlamaya takılıp kalırsın. O kadar çok analiz yaparsın ki, asıl işe hiç başlamazsın.

Mükemmeliyetçilik aslında gizli bir korkudur. Başarısızlık korkusu seni sürekli hazırlık modunda tutar ve eyleme geçirmez. Hareket halindeyken düzeltmek, hiç başlamamaktan çok daha iyidir.

3. Delege Edememe

Eskiden neredeyse tüm işleri kendim yapmaya çalışırdım. Kodu kendim yazardım, tasarımları kendim yapardım, pazarlamayı kendim yürütürdüm.

Hızlı büyüyecek bir iş kurmak istiyorsan, ölçeklenebilir sistemler kurmalısın. Belli görevleri delege etmeyi öğrenmelisin.

Sen küçük detaylarla uğraşırken, rakiplerin doğru sistemler ve ekipler kurarak çok daha hızlı büyür.

Delege etmek kontrolü kaybetmek değildir. Büyümek için zaman kazanmak demektir. Özellikle enerjini tüketen görevleri delege etmen çok önemli. Böylece sadece senin yapabileceğin, yüksek değerli işlere odaklanabilirsin.

4. Parlak Nesne Sendromu

Warren Buffett bu konuda şöyle diyor:

“Başarılı insanlar ile gerçekten başarılı insanlar arasındaki fark şudur: Gerçekten başarılı insanlar neredeyse her şeye hayır der.”

İyi olduğun bir alanda başarılı işler yaparken, çok trend ve yükselişte diye başka alanlara geçip konsantrasyonunu bozmak büyük bir hatadır.

Odaklanma gücü başarının en temel unsurlarından biridir. Başarılı olmak daha fazlasını yapmak değil, daha azını daha iyi ve sürdürülebilir şekilde yapmakla alakalıdır.

5. İmposter (Sahtekar) Sendromu

Başarılarını şansa bağlıyorsun. Bir gün bu foyanın ortaya çıkacağını düşünüyorsun. Albert Einstein bile bu sendromu yaşamış ve kazandığı ödülleri hak etmediğini düşünmüş.

Sahtekar sendromu aslında yetenekli insanların, diğer insanların da aynı derecede yetenekli olduğunu düşünme eğiliminden kaynaklanıyor.

Bu çoğu zaman başarısızlığa karşı içsel bir savunma mekanizmasıdır. Eğer yeterince iyi olmadığına inanıyorsan, harekete geçmemek için harika bir bahanen var demektir. Harekete geçmezsen başarısız olamazsın. Ama başarısız olmazsan, başarılı da olamazsın.

Bu sorunu çözmenin tek yolu farkındalıktır. Neler başardığının farkında ol ve bunun bir yanılgı olduğunu anla.

6. Analiz Felci

Özellikle zeki ve hırslı insanlar çok fazla seçeneği görebilir ve her durumu detaylıca analiz eder. Bu durum karar vermeyi zorlaştırır.

Blockbuster’ın hikayesi bunun en iyi örneği. 2000’lerin başında dünyanın en büyük video kiralama firmasıydı. Netflix çok daha küçüktü ve 2007’de internet üzerinden film izleme hizmetini başlattı.

Blockbuster bu trendi ciddiye almadı. Bir yıl boyunca sadece inceleme ve analiz için zaman harcadılar. “İnsanlar her zaman fiziksel mağazalara gelecek” diye düşündüler.

Bugün Netflix 230 milyondan fazla abonesi olan global bir dev. Blockbuster ise iflas ederek tarihe karıştı. Çok düşündüler, çok geç hareket ettiler.

7. Öğrenme Paradoksu

Sürekli plan yapmak, yeni eğitimler almak, YouTube videoları izlemek, kitaplar okumak… Bunlar faydalı görünüyor ama aslında hayatını sabote edebilir.

Tony Robbins bu konuda çok net:

“Bilgi güç değildir. Bilgi sadece potansiyel güçtür. Asıl güç eylemdedir.”

“Bir kurs daha alsam, bir kitap daha okusam, tam olarak ne yapacağımı öğrensem” diyorsun. Ama gerçek şu: Hiçbir zaman yeterince hazır hissetmeyeceksin.

Öğrenmek gerçekten bağımlılık yapar. Harekete geçmek ise korkutucudur. Beynin seni korumaya çalışıyor: “Daha çok hazırlan, daha çok öğren” diyor. Çünkü öğrenmek başarısızlık riskini ortadan kaldırıyor. Ama aynı zamanda başarı şansını da ortadan kaldırıyor.

Kişisel gelişim kitapları okumak veya YouTube videoları izlemek tek başına hayatını değiştirmez. Onları uygulamak değiştirir.

8. Tükenmişlik Tuzağı

Roger Federer kariyerinin başlarında alışılmadık bir seçim yaptı. Rakipleri durmadan antrenman yaparken, Federer antrenmanlarına bilinçli olarak iyileşme sürecini ve dinlenmeyi entegre etti. Günde 11-12 saat uyumayı hedefleyerek dinlenmeyi gizli silahı olarak kabul etti.

Federer kendi sözleriyle şöyle demiş:

“Günde 11-12 saat uyumazsam, bir şeyler yanlış demektir. Bu kadar uyku almazsam kendime zarar veririm.”

Böylece 40 yaşına kadar rekabetçi kaldı ve kendi alanındaki en başarılı isimlerden biri oldu.

LeBron James ise vücuduna yılda 1.5 milyon dolar harcadığını açıklayarak şöyle diyor:

“Uyku, sahip olabileceğiniz en iyi toparlanma yöntemidir. Telefonunuzu gece şarja takmak gibi düşünün.”

Başarılı olmak için çok çalışmaktan daha önemli olan, akıllı çalışmaktır. Enerjini doğru yönetemezsen başarılı olamazsın.

Etrafımdaki çoğu kişi kendini adeta hırpalayarak iş yapmaya çalışıyor. Uyku uyumuyor, dinlenmiyor, düzgün beslenmiyor. Günün sonunda tükeniyor. Yeterince dinlenmediğin için aldığın kararlar da kötüleşiyor.

9. Başkalarının Onayını Bekleme

Sosyal medyada paylaşım yapacaksın ama “acaba insanlar ne düşünür” diye düşünüyorsun. Sonunda ya hiç paylaşmıyorsun, ya da o kadar sıradan bir şey paylaşıyorsun ki kimse fark etmiyor.

Gerçeği söyleyeyim: İnsanlar seni düşündüğün kadar umursamıyor. Herkes kendi sorunlarıyla meşgul.

Ve eleştiri geldiğinde şunu hatırla: Seni eleştiren insanların çoğu, kendi hayatlarında hiçbir risk almayan, hiçbir şey başaramayan insanlar.

Steve Jobs bu konuda şöyle demiş:

“Zamanınız sınırlı. Bu yüzden başka birinin hayatını yaşayarak harcamayın. Başkalarının düşüncelerinin sonuçlarıyla yaşamayın.”

Bu senin hayatın. Ve kendi hayatının ana karakteri olamayacaksan, bu hayatı yaşamanın anlamı nedir?

10. “Tutkunu Takip Et” Yanılgısı

Cal Newport, Georgetown Üniversitesi profesörü ve “So Good They Can’t Ignore You” kitabının yazarı, bu konuda çok net:

“Tutkunu takip et” tavsiyesi kötü bir tavsiyedir. Çoğu insanın önceden var olan net bir tutkusu yoktur. Tutku, bir şeyde ustalaşmanın sonucudur, sebebi değil.

“Tutkunu takip et, böylece bir daha çalışmak zorunda kalmazsın” sözü büyük bir yalandır. Bu, kişisel gelişim uzmanlarının söylediği en kötü tavsiyelerden biri.

Para kazanmanın tek yolu, pazarın gerçekten ihtiyaç duyduğu veya istediği bir hizmet veya ürün sunmaktır. Tabii ki sevmediğin bir iş yaparak başarılı olamazsın. Ama talebin olmadığı bir pazarda iş yapmaya çalışırsan da başarılı olamazsın.

Çoğunlukla işler iyi olmadan önce değil, iyi olduktan sonra onlara karşı tutku geliştiririz.

Başarılı olmak için tutkularını pazarın gerçekleriyle birleştirmelisin. Önce pazarı araştır, gerçek bir ihtiyaç bul. Sonra o ihtiyacı karşılarken kendi yeteneklerini nasıl kullanabileceğini düşün.

Bonus: Kumarbaz Sendromu

Sosyal medyada her gün “üç ayda milyoner oldum”, “bu sistemle günde bin dolar kazanıyorum” içerikleri görüyorsun. Bu vaatler cazip geliyor çünkü herkes kolay yol arıyor.

Bill Gates şöyle diyor:

“Çoğu insan bir yılda yapabileceklerini abartır, on yılda yapabileceklerini ise küçümser.”

Girişimciysen sabırlı olmalısın. Sistematik düşünmeli ve uzun vadeli planlar yapmalısın.

Gerçek zenginlik, sürdürülebilir iş modelleri ve uzun vadeli değer yaratmakla gelir. Girişimcilikte risk almak ile kumar oynamak arasındaki farkı öğrenmelisin.

Sabırsızlık yoksulluğun en önemli nedenidir. Gerçek başarı sabır ister. Sabırsız insanlar her zaman başkalarının cebini doldurur, kendisininkini değil.


Sonuç

Anlattığım bu tuzakların her biri sessizce hayallerini çalıyor, başarını sabote ediyor.

Artık bu tuzakları tanıyorsun. Fark ettiğin anda onlara dur demelisin.

Şimdi git ve bu tuzaklara düşmeden gerçek bir değer yarat.

Posted in GenelTags: