Ertuğrul Akben

0 %
Ertuğrul Akben
Yapay Zeka & Sistem Stratejisti | Yatırımcı | Dijital Medya ve Marka Danışmanı | Araştırmacı
  • Yurt Dışı Ofisleri
    UK, ABD
  • Bölge Ofisi
    Antalya
  • Merkez
    İstanbul
  • Atölye
    Kahramanmaraş
Ana Şirketler
  • AĞABEYOĞLU GRUP A.Ş.
  • EAGM GROUP LTD.
  • TECH AI CORE LLC.
Sektörler
  • MEDYA
  • YAZILIM
  • SMM
  • İNŞAAT
  • TURİZM
  • SANAYİ
  • KOZMETİK
  • GIDA

Türkiye Yapay Zekada “Üret” Dedi: Eylem Planı, Bilge ve Girişimcinin 4 Yıllık Penceresi

13 Haziran 2026

Dün burada “modele erişim artık pasaporta bağlı, yapay zekada küreselleşme tersine dönüyor” diye yazdım. Bugün, 13 Haziran 2026’da, Türkiye o yazının tam karşı cephesinden bir cevap verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tersane İstanbul’daki Türkiye Yapay Zeka Zirvesi’nde 2026-2030 dönemini kapsayan Yapay Zeka Eylem Planı’nı açıkladı. Aynı sahnede Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, ülkenin yerli Türkçe büyük dil modeli Bilge’yi vitrine çıkardı. Erişimin silah haline geldiği bir dünyada bir devletin “kendi modelimi, kendi verimi, kendi altyapımı kuracağım” demesi, romantik bir gurur değil, stratejik bir refleks. Mesele bunun ne kadar samimi olduğu değil, sizin bu plandan pay alıp almayacağınız.

Planı tek cümlede anlamak: dört fiil

Eylem Planı dört eksen üzerine kurulmuş ve her eksende birbirini tamamlayan dört eylem var. Eksenlerin adı bilerek fiil seçilmiş: Fark Et (okuryazarlık ve bilinç), İstifade Et (sektörel kullanım ve veri), Üret (kendi modellerini geliştirmek) ve Yönet (egemen yapay zeka kapasitesi ve yatırım ortamı). Sürecin yönetişimini kurulacak Ulusal Yapay Zeka Kurulu üstlenecek, takibini Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yapacak. Hedef sıralama net konmuş: Türkiye küresel yapay zeka endeksinde 2021’de 44. sıradaydı, 2024’te 34. sıraya çıktı, yeni hedef ekosistemde ilk 20, küresel ekonomide ilk 10.

Rakamlar konuşsun

Bir planı vaatten ayıran şey sayılardır. Açıklanan taahhütlerin öne çıkanları şunlar:

  • Kamu yatırım programlarından yapay zeka projelerine en az yüzde 2 pay ayrılacak.
  • 81 ilde yapay zeka okuryazarlığı atölyeleriyle 2 yılda 5 milyon vatandaşa eğitim verilecek; Ulusal Yapay Zeka Okuryazarlığı Programı başlatılacak.
  • 10 bin ileri düzey uzman ve 100 bin uygulama profesyoneli yetiştirme hedefi konuldu.
  • Altyapıda en az 10 milyar dolarlık, özel sektör ağırlıklı kaynak hedeflendi; veri merkezi kurulu gücü 2030’a kadar en az 1 gigavata çıkarılacak.
  • Sağlık, tarım, savunma ve e-ticaret başta olmak üzere en az 2.000 kamu veri seti Ulusal Veri Kütüphanesi üzerinden açılacak.
  • Önceliklendirilen alanlarda KOBİ’lere yapay zeka kuponları ile erişilebilir teknoloji sağlanacak; kamu, yerli yapay zeka çözümlerinin ilk alıcısı olacak.
  • Türk Devletleri Teşkilatı ile Oğuz, Kıpçak ve Karluk dillerini kapsayan ortak bir Türk dilleri büyük dil modeli geliştirilecek.

Bu liste, “Türkiye yapay zekayı ciddiye alıyor mu” sorusunu kapatıyor. Geriye “uygulama nasıl gelecek” sorusu kalıyor ki asıl iş orada.

Bilge: heyecan da var, eksik de

Bilge, TÜBİTAK’ın geliştirdiği yerli Türkçe büyük dil modeli. Bakan Kacır, modelle yaptığı diyaloğu sosyal medyada paylaştı, Erdoğan da konuşmasında “geliştirme çalışmaları devam eden” ifadesini kullandı. Yani Bilge bitmiş bir ürün değil, sahnedeki haliyle bir niyet beyanı. Şimdiye kadarki en somut pratik kullanımı şu: Eylem Planı için yapayzekavizyonu.sanayi.gov.tr üzerinden toplanan vatandaş görüşleri Bilge ile analiz edildi.

Burada dürüst olmak zorundayım, çünkü işim bu. Tanıtım videosundaki cilalı diyalogların dışında Bilge’ye dair tek bir teknik veri yok: parametre sayısı, mimari, kıyaslama puanları, erişim modeli, API var mı, açık mı kapalı mı, hiçbiri açıklanmadı. Bir modeli “milli” yapan etiketi değil, ölçülebilir performansı ve erişilebilirliğidir. Bu sorular cevaplanana kadar Bilge bir slayttır, bir araç değil. Bunu kötülemek için değil, beklentiyi doğru ayarlamak için söylüyorum.

Yerli model alanı zaten kalabalık

Bilge tek başına değil. T3 Vakfı ve Baykar’ın geliştirdiği açık kaynaklı T3 AI çoktan sahada. Özel sektörde Kumru, sadece 2 milyar parametreyle, testlerde kendinden çok daha büyük modelleri Türkçe görevlerde geride bırakıyor ve mobil cihazda bile çalışabiliyor. Yani “yerli büyük dil modeli” üç ayrı eksende koşuyor: devlet (Bilge ve TÜBİTAK), savunma sanayi (T3 AI), özel sektör (Kumru). Bu rekabet sağlıklı. Ama bir girişimci olarak benim çıkardığım sonuç şu: model katmanında üç güçlü oyuncu varken, oraya dördüncü olarak girmek akıl değil. Avantaj başka yerde.

Asıl mesele model değil, uygulama

Yıllardır aynı şeyi yazıyorum: yapay zeka değer zinciri üç katmandır. Donanım ve foundation model katmanı sermaye ve ölçek işidir, Türkiye’nin asıl meydanı üçüncü katman, yani uygulama ve dikey ajan katmanıdır. Eylem Planı bu tezi devlet diliyle tekrarlıyor. “Üret” ekseni modeli devlete ve büyük oyunculara bırakıyor; girişimciye düşen, o modelin üstüne Türk firmasının yazılı olmayan süreçlerini oturtan dikey çözümü kurmak. Benim dört ürünüm tam bu mantıkla doğdu: HANDEN X distribütör operasyonunu, Vadelim Türkçe tahsilatı, VOXONIC çağrı merkezi çevirisini, KOZA tarafı KOBİ dönüşümünü yönetiyor. Hiçbiri kendi modelini eğitmiyor, hepsi yerel veriyi ve yerel iş akışını sahipleniyor. Plan ne derse desin, değer bu katmanda birikecek.

KOBİ ve girişimci için açılan üç kapı

Planın içinde, dikkatli okuyan için üç somut kapı var:

  • Fark Et ekseni ve 5 milyonluk okuryazarlık atölyeleri: Bu, içerik ve eğitmen kapasitesi olan herkes için bir tedarik kanalı. İl bazlı uygulamada eğitmen, içerik ve metodoloji ihtiyacı doğacak.
  • İstifade Et ekseni ve KOBİ kuponları: Kupon kriterleri açıklandığında, kupon uyumlu paketlenmiş yerli yapay zeka ürünleri doğrudan alıcı bulacak. Kamunun yerli çözümlerin ilk alıcısı olması da ayrı bir kapı.
  • 2.000 kamu veri seti: Sağlık, tarım, savunma ve e-ticaret verisinin açılması, dikey yapay zeka kuran herkes için ham hammadde demek. Veri olmadan dikey model olmaz; bu kütüphane, Türkçe dikey uygulamaların önündeki en büyük engeli kısmen kaldırabilir.

Burada bir uyarı: bunların hepsi şu an vaat. İhale, kriter ve uygulama detayı yok, herkes aynı masaya koşacak. Fark, elinizde duran kanıttır. Bizim elimizdeki kanıt AI-MOI Turkey 2025 araştırması: 490 firma ile yapılan görüşmede KOBİ olgunluk skoru 100 üzerinden 14,03, firmaların yalnızca yüzde 8,6’sı aktif yapay zeka kullanıyor. “Neden 5 milyon kişiye okuryazarlık eğitimi lazım” sorusunun cevabı bu tek rakamda. Bu tür somut saha verisi, sizi vaat kovalayan kalabalıktan ayıran şeydir.

Bugün yapılacaklar: beş madde

  1. Planın tam metnini bekleyip okumayın, eksen eksen ayrıştırın: işiniz hangi eksene değiyor, Fark Et mi, İstifade Et mi, yoksa veri tarafında Üret mi.
  2. Kendi sektörünüzde “okuryazarlık atölyesi” çıktığında eğitmen ve içerik tedarikçisi olabilmek için kanalı (valilik, il müdürlüğü, oda, KOSGEB) şimdiden netleştirin.
  3. Ürününüzü “kupon uyumlu” hale getirin: fiyatlama, fatura ve kapsamı, KOBİ kupon kriterleri açıklanır açıklanmaz paketlenebilecek şekilde hazır tutun.
  4. Elinizdeki saha verisini bir lobicilik aracına çevirin: iki sayfalık, sayısal, otorite kanıtı niteliğinde bir özet, doğru kuruma ulaştığında kapı açar.
  5. Model üretmeye değil, dikey uygulamaya ve KOBİ entegrasyonuna yatırın. Bilge, T3 AI ve Kumru varken sizin avantajınız modelde değil, o modelin üstündeki iş akışında.

Sonuç

Dünkü yazıda dünyanın yapay zekaya erişimi millileştirdiğini yazdım. Bugün Türkiye de masaya kendi modeliyle, kendi verisiyle, kendi planıyla oturdu. İkisi aynı madalyonun iki yüzü: erişim kapanıyorsa, egemenlik artık tercih değil zorunluluk. Ama egemenliği devlet kurar, parayı uygulama katmanındaki girişimci kazanır. Bu plan 2026-2030 takvimiyle yavaş gelecek, vaatlerin çoğu ihaleye ve uygulamaya kalacak. Asıl soru “Türkiye yapay zekada lider olur mu” değil. Asıl soru şu: bu dört yıllık pencerede siz hangi sayıyla, hangi ürünle, hangi veriyle masaya oturacaksınız? Cevabınız “bilmiyorum” ise, planın tam metni yayımlanana kadar geçen birkaç günü buna ayırın. Türk sorunu, Türk çözümü, kendi altyapısı üstünde. Hep birlikte daha ileriye.

Posted in GenelTags: