Şubat’ın Son Haftası: Nefes Bile Alamadık
Bazen bir hafta içinde o kadar çok şey olur ki, kafanızda bir dosya sistemi kurmanız gerekir. Bu hafta tam öyle bir haftaydı. Cuma akşamı oturup “Şu haftayı bir özetleyeyim” dediğimde, notlarım üç sayfa tuttu. Üç büyük başlık var: OpenAI tarihin en büyük özel fon turunu kapattı, Polymarket’te birileri İran saldırısını saatler öncesinden “bildi” ve kripto piyasası bir gecede 72 milyar dolar eridi.
Gelin sırayla bakalım.
OpenAI, 110 Milyar Doları Nasıl Topladı?
Cuma günü OpenAI, tarihte bir özel şirketin aldığı en büyük yatırım turunu duyurdu: 110 milyar dolar. Şirketin değerlemesi: 730 milyar dolar. Bunu bir perspektife koyalım; bu değerle OpenAI, Türkiye’nin yıllık GSYH’sinin neredeyse üçte ikisine denk bir market cap’e ulaştı. Özel bir şirket için bu, benzeri görülmemiş bir rakam.
Yatırımcılara bakalım:
- Amazon: 50 milyar dolar (15 milyarı peşin, 35 milyarı aşama aşama)
- Nvidia: 30 milyar dolar
- SoftBank: 30 milyar dolar
Burada beni en çok şaşırtan Amazon’un hamlesiydi. Amazon zaten Anthropic’e milyarlarca dolar yatırmıştı. Şimdi aynı zamanda OpenAI’a da 50 milyar dolar koyuyor. Yani Amazon diyor ki: “Ben herkese yatırırım, kazanan kim olursa olsun benim atım yarışta.”
Bu 110 milyar dolar nereye gidecek? Cevap net: altyapı. OpenAI, Amazon Web Services ile mevcut anlaşmasını 100 milyar dolar daha büyüteceğini, Nvidia’nın yeni nesil Vera Rubin çipleriyle 3GW’lık çıkarım kapasitesi kuracağını açıkladı. Yapay zeka yarışı artık algoritma yarışı değil, enerji ve silikon yarışı.
Geçen yıl OpenAI 40 milyar dolarlık turla rekor kırmıştı. Bir yılda bu rakam neredeyse üçe katlandı. Merak ettiğim şey şu: Bu tempoda yatırım yapılmaya devam ederse, yapay zeka sektöründe bir “balon” senaryosu ne kadar yakın? Yoksa bu gerçekten altın çağının başlangıcı mı?
Polymarket’te “Bilen” Hesaplar: 1.2 Milyon Dolarlık Skandal
Bu hafta beni en çok düşündüren haber bu oldu. Polymarket hakkında daha önce de yazmıştım; tahmin piyasaları kavramını Türkiye’de anlatmaya çalışıyorum. Ama bu sefer konu çok farklı bir yere gitti.
İran’a yönelik saldırıdan saatler önce, Polymarket’teki “ABD, 28 Şubat’a kadar İran’ı vurur mu?” piyasasında 6 hesap agresif bir şekilde “Evet” pozisyonu aldı. Bu hesapların ortak özellikleri:
- Tamamı Şubat ayında oluşturulmuştu
- Çoğu saldırıdan sadece 24 saat önce fonlandı
- Birisi 10.8 sentten 560.000’den fazla “Evet” hissesi aldı; piyasa 1 dolara çözülünce yaklaşık 560.000 dolar kar etti
- Toplamda 6 hesap 1.2 milyon doların üzerinde kazandı
Yeni açılmış, isimsiz hesaplar, saldırıdan saatler önce alım yapıyor ve hepsi kazanıyor. Bu “iyi tahmin” değil. Bu, bilginin parayla buluşma anı.
Blockchain analiz firması Bubblemaps bu hesapları tespit etti. CFTC (ABD Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu) uyarı yayınladı ve insider trading’in tahmin piyasalarında da yasa dışı olduğunu hatırlattı. Rakip platform Kalshi ise benzer vakalarda iki kullanıcıyı askıya aldı.
Bence bu olay, tahmin piyasalarının geleceği için kritik bir dönüm noktası. Polymarket gerçekten “kolektif zekayı” mı ölçüyor, yoksa içi bilen bir avuç kişinin kazandığı bir kumarhane mi? Startup gazetesi yazılarında bu konuyu daha detaylı ele aldım.
Kripto Eridikçe, Altın Parladıkça
İran gerginliği piyasaları da vurdu. Kripto piyasasından bir gecede yaklaşık 72 milyar dolar buharlaştı. Bitcoin 45 dakika içinde 2.500 dolar düşüş yaşadı ve 63.000 dolar seviyelerine geriledi. Ekim 2025’teki 126.000 dolar zirvesinden bu yana düşüş yüzde 52’yi buldu.
Öte yandan altın tam tersi yöne gitti. Ons fiyatı 5.300 doların üzerine çıktı; güvenli liman arayışı altını bu yılın en yüksek seviyesine taşıyor. Türkiye’de gram altın fiyatı da tekrar 8.000 TL seviyesini gördü.
Bu tablo bana şu soruyu sordurdu: Kripto gerçekten “dijital altın” mı, yoksa hala yüksek riskli bir spekülasyon aracı mı? Çünkü gerçek kriz anında para altına koşuyor, Bitcoin’e değil.
Kapanırken
Şubat 2026, yapay zeka dünyası için tarihi bir ay oldu. Sadece bu hafta bile:
- Tarihin en büyük özel fon turu kapandı
- Tahmin piyasaları ciddi bir güvenilirlik kriziyle yüz yüze geldi
- Jeopolitik gerilim kripto ve geleneksel piyasaları ayrı yönlere savurdu
Mart’a ne getirecek, bilmiyorum. Ama şu kadarını söyleyebilirim: Bu tempoda haftalık özet yazmak neredeyse bir zorunluluk. Çünkü bir haftayı kaçırırsan, bir çağı kaçırırsın.